Bahşedilmemiş duygulara olan zafiyeti yüzünden İblis Cennet'ten kovulur ve Cehennem'e Hapsedilir. Ona tanrılar tarafından verilen tek insiyatif savaşma hakkıdır. O hak ki yaratılanlar kötülük yaptıkça Şeytannın cehenemdeki ızdırabı azalacaktır. Ve o hak ki yaratılanları Cennet imtihanına tabi tutar. Kim ki Şeytana hizmet eder ve Tanrılara sırt çevirir o Cehennem'de Şeytanın ızdırabına ortak olur. Kim ki Tanrılara hizmet eder ve Şeytana sırt çevirir ona Cennette sonsuz ödül bahşedilir.
Cehennemden kainata sıçrayan şeytanın alevi, kötüğü yaratılanlara bulaştırdı.. Tanrılar yaratılanları kötülüğün köleliğinden korumak için elçilerini gönderdiler. Şeytan ona hizmet eden yaratılanlar sayesinde o kadar güçlendiki tanrılarla başa baş savaşabilecek cesareti kendinde hiç zorlanmanmadan bulmuşdu. Yaratılanlar acizdi ve denge sanki bir daha hiç düzelmemek üzre bozuluyordu. Şeytan yaratılanların ruhuna işliyor ve onları kendine birer köle yaparken tek vaadettiği onların sonsuz açlıktaki ruhlarını tüm hazlarla doyurmaktı. Oysa bu yalandan ibaretti ve yaratılanlar bunun farkına vardıklarında artık çok geç oluyordu. Şeytan zebanilerini yaratılanların üzerine salarken Tanrılarda elçilerini göndererek kainatta kötüğün önde olduğu dengeyi kendi taraflarına doğru bozmak istiyorlardı..
Ruhi’dir benim adım hiç çıkamam evimden dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden.
bir çiçek dürbününden insanlara bakarken bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken.
yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet henüz bilmeseler de; “hayat bundan ibaret.”
istasyon insanları burdalar tesadüfen aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
eskiden, çok eskiden ben daha çok küçükken henüz “cennet plajı” otopark olmamışken. mercanların arasında küçük balıklar vardı. en güzelleri; el boyunda, kavuniçi olanlardı.
bir gün bir rüya gördüm, o kavuniçi balık benmişim. büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim.
istasyon insanları burdalar tesadüfen aynı rüyayı görüp aynı yerlere giden
ruhi’dir benim adım. bir sırrım var saklarım. ama görünce anlarsınız yalnız dikkat; acımayın! Acınmak; canımı en çok acıtandır!
istasyon insanları burdalar tesadüfen aynı rüyayı görüp aynı yerlere giden
Ben nerde yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Olmadı
Umutlar bitti Bir anda tükendi Sonunda yoruldum
Bitiyormuş sevgiler Ah aldandım
Olmaz biliyorum Artık sevemezsin eskisi gibi yine Geçen her günümde kahroldum Ah harcandım
Çağırsam geri gelir mi Biten her şey eskisi gibi yaşanır mı
Ben nerde yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Olmadı
Çağırsam geri gelir mi Biten her şey eskisi gibi yaşanır mı
Ben nerde yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Yanlış yaptım Seviyorsundur sandım Bir damla sevgi için Sana yalvardım yakardım Olmadı
Bir gün susmayi ögrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktim. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurdugum iletisim tarziydi. Babam aksamlari eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sIkilir onun gelisini iple çekerdim. Daha o kapidan girer girmez boynuna atilir onunla oynamak isterdim. Babam sarilir, öper sonra da, hadi odana git,derdi. Yemek hazirlaninca annem çagirir bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konusurken ben araya girer, sesimi duyuramayinca da bagirirdim. Babam sinirlenir, 'Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldim, birde sen kafami ütüleme!' derdi. Annem de 'Bütün gün zaten seninle ugrastim, bir çift laf da mi konusturtmayacaksin babanla?' diye çikisir, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir sekilde boynumu büker odama yani hapishaneme dogru yol alirdim. Babam arkamdan, 'Bizim bir odamiz bile yoktu, her seye sahip,hâlâ ne istiyor anlamadim.' diye bagirmaya devam ederdi. 'Keske benim de bir odam olmasaydi, keske bizim de evimiz bir odali olsaydi da hep birlikte otursaydik' derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanir, eline kumandayi alir, televizyon seyrederdi. Beni yanina çagirir biraz severdi. Onun izleyecegi önemli birsey varsa beni adeta yerimden bile kipirdatmazdi. Azicik hareket edip kosup oynamaya çalissam oda hapsim yeniden baslardi. Bir gün anladim ki susunca babamla daha iyi anlasiyoruz. Bu defa susarak yapabilecegim oyunlar gelistirmeye basladim. Önce resim yaparak basladim ise. Babam çizdigim resimleri çok begeniyor; 'Bak, böyle uslu uslu oyna iste.' diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakiyor, resimle ilgili bir sey sorsam afalliyordu. Ama bana kizarak beni artik odama göndermiyordu. 'Son günlerde ne de akillandi benim oglum.' diye komsulara anlatiyordu annem halimi. Resimlerim arttikça ortalik dagilmaya basladi. Annem 'Odani topla!'diye odama kapattiginda ise nereden baslayacagimi bilemiyordum. Ben bunlarla ugrasirken zaman geçiyor; ama odami toparlamayi beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayi yasaklayacagim.' dedi bir gün. Susuyor olmami usluluk olarak degerlendiren ailem resim yapmayi da elimden alirsa ben ne yapacaktim? Bu düsüncelerle bir aile tablosu yaptim. Babam eve gelince uygun zamani kolladim. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdigim resmi getirdim. Babam bakti. Him, dedi 'Çok güzel olmus.Bu adam benim herhalde.' dedi. Ben 'Hayir o adam degil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayir, bu adam benim,bu çocuk sensin, bu küçük kiz da arkadasin.'dedi. Ben yine 'Hayir, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kiz da annem.' dedim. Babam benimle ugrasmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla basladim anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacagim. Is bulup çalisacagim. Siz yaslanip küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komsumuz Ahmet amca ile Ayse teyze gibi küçücük kalacaksiniz. Ben isten geldigimde yorgun olacagim. Siz benimle konusmaya çalistiginizda isyerinde kafam sismis olacagindan sizi duymayacagim bile. Siz benimle bir seyler paylasmak istediginizde 'Hadi odaniza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyecegim. Ve bir de bagiracagim 'Her seylerini aliyorum. Sicacik odalari da var, daha ne istiyorlar' diye. Annemle babamin gözleri fal tasi gibi açilmisti. Duyduklarina inanamiyorlardi. Bana sarilip beni öyle içten bir oksayislari vardiki sonsuza kadar konussam hiç bikmadan dinleyecekler gibiydi Farkinda' Olmali insan... Kendisinin, Hayatin Olaylarin, Gidisatin Farkinda Olmali Ömür Dedigin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarin Meçhuldür, O Halde Ömür Dedigin Bir Gündür, O Da Bugündür. Sevgiyle kalin, sevdiklerinizle kalin.*
ilk değilsen bile son aşkım olup kal senden öncesini yaşamadım sayarım böyle bir aşka ömür vermeye değer dillenir de nazara gelir diye korkarım
deniz gözlüm benim senin için hazırım eğer ölüm gerekse ölmeye giderim yemin olsun seninim çocuklar gibi şenim deniz gözlerinde hayat bulur gözlerim yüreğim acır inan senden uzak kalmasın o deniz gözler benim başkası hiç bakmasın ....